ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda jeopolitik riskleri artırıyor. Petrol fiyatları yükselirken, enflasyon ve faiz beklentileri değişiyor. Çin ile yapılan anlaşmalar ve merkez bankası kararları yakından izleniyor.
ABD ile İran arasındaki tansiyonun artması ve Orta Doğu’da kalıcı bir ateşkes anlaşmasına varılamaması, küresel piyasalarda jeopolitik risklerin fiyatlanmaya devam etmesine neden oluyor. Bölgedeki belirsizlikler, enerji arzına ilişkin endişeleri körükleyerek petrol fiyatlarındaki yükselişi destekliyor. Bu durum, dünya genelinde enflasyonist baskıları artırırken, merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentileri de değiştiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik sert uyarılarda bulunarak Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda acil önlemler alınması gerektiğini belirtti. Trump, aksi takdirde İran’ın ağır sonuçlarla karşılaşacağını ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir aksama, küresel enerji tedarik zincirini olumsuz etkileyebilir ve sigorta maliyetlerini artırabilir. Bu gelişmeler, petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü ivmeyi besliyor.
Yükselen petrol fiyatlarının makroekonomik görünüme yansıması, enflasyon verilerinde belirginleşiyor. Artan fiyat baskıları, merkez bankalarını daha sıkı para politikaları uygulamaya yöneltiyor. ABD’de üretici enflasyonundaki sert artış, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımlarına gidebileceği beklentilerini güçlendirdi. Savaş öncesinde öngörülen faiz indirimleri yerine, piyasalar Fed’in Aralık ayındaki toplantısında faiz artırma ihtimalini fiyatlamaya başladı.
Enflasyonun yüksek kalacağı endişesi ve Fed’in olası faiz artırımları, tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı. ABD’nin uzun vadeli tahvil faizleri, yaklaşık 16 ayın ve 3 yılın zirvelerine ulaşarak piyasaların yapısal olarak daha yüksek enflasyon ve faiz ortamını fiyatladığını gösteriyor. Bu durum, yatırımcıların risk iştahını etkiliyor.
Diğer yandan, Beyaz Saray ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyareti sırasında varılan ekonomik anlaşmaların detaylarını duyurdu. Çin, nadir toprak elementleri ve kritik minerallere ilişkin ABD’nin endişelerini giderme taahhüdünde bulundu. Ayrıca, Çinli havayolu şirketleri için 200 adet Boeing uçağının alımı onaylandı ve Çin’in ABD tarım ürünlerinden yapacağı alımların artırılmasına yönelik taahhütler verildi. Bu anlaşmalar, küresel ticaret dengeleri ve belirli sektörler üzerinde etkili olabilir.
Küresel piyasalarda, Orta Doğu’daki gerilimlerin yanı sıra ABD’de Nvidia’nın bilanço açıklaması ve Fed’in toplantı tutanakları yakından takip edilecek. Avrupa’da ise yüksek enerji maliyetleri ve İngiltere’deki siyasi belirsizlikler enflasyon risklerini gündemde tutuyor. Avro Bölgesi ve İngiltere’den gelecek enflasyon verileri, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası beklentilerini şekillendirecek.
Asya piyasalarında ise Çin’den gelen sanayi ve tüketim verileri beklentilerin altında kalarak ekonomide yavaşlama sinyalleri verdi. Güney Kore piyasası, yapay zeka temasıyla çip talebi beklentilerinin güçlü kalmasıyla pozitif ayrıştı. Japonya’da dolar/yen paritesindeki artış, tahvil faizlerini yükselterek enflasyon endişelerini artırdı.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, satış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü değer kaybıyla tamamladı. Dolar/TL kuru ise yatay bir seyir izliyor. Yarın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle Borsa İstanbul kapalı olacak. Analistler, yurt içinde tüketici güven endeksi ve işsizlik oranının takip edileceğini belirtiyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]