Enflasyonist baskılar, merkez bankalarının faiz artırımları ve petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel piyasalarda karışık bir seyir izlenmesine neden oluyor. ABD tahvil faizleri 2002’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Küresel ekonomilerde enflasyonist baskıların devam etmesi, merkez bankalarının faiz artırımı adımları ve yükselen petrol fiyatları, küresel tahvil piyasalarında satış baskısını artırarak piyasalarda karışık bir seyir izlenmesine neden oluyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Yükselen petrol fiyatları, enflasyon korkularını körüklerken, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere dünya genelindeki merkez bankalarının para politikalarında sıkılaşma sürecini hızlandırabileceği öngörüleri artıyor. Bu durum, küresel ölçekte borçlanma maliyetlerini yükseltiyor ve hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturuyor.
ABD’de ISM ödenen fiyatlar endeksinin yükselmesi, üreticilerin artan ham madde maliyetleriyle mücadele ettiğini gösteriyor. Bu durum enflasyonist endişeleri artırırken, dolara olan talebin sürmesine yol açıyor. Dolar endeksi, Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördükten sonra hafif geriledi.
Fransa kaynaklı mali endişeler, avrodaki düşüşü destekleyerek doları güçlendiriyor. ABD’nin Orta Doğu’ya ek askeri güç göndereceği ve İran’a yönelik olası operasyonlar hakkındaki haberler, Brent petrol fiyatlarını yükseltti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, küresel dizel arzındaki aksaklıkların giderilmesi için Avrupalı ortaklarına taahhütlerini hızlandırma çağrısı yaptı.
Altının onsu, tahvil faizlerindeki geri çekilmenin etkisiyle hafif artış gösterdi. ABD Başkanı Donald Trump, faiz oranlarının büyümeye zarar vereceğini belirtti. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, ekonominin dirençli olması ve enflasyonun katı seyretmesi halinde politika faizinin daha da yükselebileceğini ifade etti. Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson ise para politikasındaki ayarlamaların verilere dayalı olarak dikkatlice inceleneceğini vurguladı.
ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın yaptırımları delmek için kullandığı Rusya bağlantılı bir ağa yaptırım kararı aldı. New York borsası, tahvil faizlerindeki gerilemenin ardından günü hafif yükselişle tamamladı. Nike’ın gelirlerindeki azalma ve Çin’e satışlarındaki düşüş, şirketin hisselerinde değer kaybına neden oldu.
Avrupa borsaları, tahvil faizlerindeki yükselişlerin etkisiyle negatif seyretti. Fransa ve İngiltere’de kamu borcuna ilişkin endişeler artarken, enerji maliyetlerindeki artış enflasyon verilerini beklentilerin üzerine çıkardı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, yapay zekanın finans sektöründe güvenli kullanımı için risklerin öngörülmesi gerektiğini belirtti. Avro Bölgesi imalat sanayi PMI verisi ise son 52 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
Asya borsaları, Güney Kore hariç, yatırımcıların temkinli davranmasıyla negatif bir seyir izledi. Yükselen tahvil getirileri ve petrol fiyatları bölgede risk iştahını baskıladı. Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi 1995’ten bu yana en yüksek seviyeyi görürken, Tokyo enflasyonundaki artış, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırımlarına gidebileceği öngörilerini güçlendirdi.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,53 değer kazanarak tamamladı. Dolar/TL, bankalararası piyasada önceki kapanışının üzerinde işlem gördü. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye süreci devam eden fonlar için yatırımcılara ara ödeme yapılacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon piyasasındaki sorunun üstesinden gelindiğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunlu portföy yönetim şirketlerini karantinaya alarak fonların tasfiye sürecini başlattıklarını açıkladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), KOBİ kredileri için büyüme sınırını yükseltti ve Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarını düşürdü.
Reklam & İşbirliği: [email protected]